Süper Lig’in 23’üncü haftasında Fenerbahçe ile Kasımpaşa karşı karşıya geldi. Sarı-lacivertli ekip Galatasaray'ın mağlup olduğu haftada fırsatı değerlendiremedi ve Kasımpaşa ile 1-1 berabere kaldı.
Mücadele sonrası sarı-lacivertli ekibi Milliyet Gazetesi yazarları değerlendirdi.
Fenerbahçe isen o golü yemeyeceksin / Halil Özer
Fenerbahçe, Kasımpaşa ile iki maç oynadı, ikisinde de 10 kişilik rakibi yenemedi, dört verdi. Bunu oturup düşünmeleri lazım.
Eğer iyi giden kadroyu gereksiz yere bozarsan, takımla oynarsan, macera ararsan bu kayıp puanların suçlusu tabii ki Tedesco olur. Yeri geldiğinde hakkını veriyoruz ama bu sefer hoca resmen iki puanı hediye etti.
Tedesco yine sahaya anlayamadığım bir rotasyon ile çıktı. Trabzon maçındaki kadroyu hoca niye kafasına taktı anlamak mümkün değil. İki maçtır bu kadroyu bozarak oynuyor.
Belli ki perşembe gününü düşünüyor. Ama ben bu maçın o maçtan çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Üstelik Galatasaray sürpriz bir şekilde kaybetmişken Kasımpaşa maçı her şeyin üstünde bir maç olmuştu.
Tedesco sanki bu maç çok umurunda değilmiş gibi davrandı.

Üstelik savunma da üst üste gelen sıkıntılar var. Skriniar zaten yok. Arkadan Çağlar gitti, arkadan da Jayden.
Ve tabii forvet de yok. Talisca durarak oynadı. Hiç hareketli değildi. Ve çok top kaybetti. Haliyle de Fenerbahçe istediği baskıyı kuramadı. Tek tük cılız ataklar. Bir Musaba bir de Asensio’nun pozisyonu o kadar. Eğer Fenerbahçe kalede Ederson olması ilk yarıyı geride bile bitirebilirdi.
'ALIŞKIN OLMADIĞIMIZ PERFORMANSLAR'
Musaba son derece etkisiz. En azından Nene bir şeyler yaptı. Çabaladı. Ama Musaba kötünün kötüsüydü. Fenerbahçe’den iki maçtır alışkın olmadığımız performanslar izliyoruz. İlk yarıda sadece İsmail ile Guendouzi etkiliydi o kadar.
2. yarı Fenerbahçe olanca gücüyle yüklendi. Rakibini hiç çıkarmadı. Sağlı sollu ataklarla rakip kaleyi ablukaya aldı.
Ancak son dakikaya kadar Fenerbahçe aradığı fırsatları yine bulamadı. Tamam ilk yarıya oranla daha çok mücadele etti. Daha çok savaştı. Ama benim hatırladığım Kante’nin kötü vuruşundan kaçan iki gol ve bir de Talisca’nın kalecinin kucağına giden topu dışında pozisyon yoktu. Her şey son dakikalarda yaşandı. Nene’nin getirdiği topta Asensio’nun gelişine vurduğu şut rakibe de çarparak filelerle kucaklaştı. Kadıköy’de bu golden sonra müthiş bir sevinç yaşandı. Rakip 10 kişi olunca Fenerbahçeli futbolcular maçın bittiğini düşündüler. Ama maç bitmemişti. Üst üste hatalar yaptılar ve hiç beklemedikleri bir anda golü yediler.
Eğer sen Fenerbahçe isen artık 10 kişilik rakibinden o golü yemeyeceksin. Hatta tabiri caizse öleceksin yine yemeyeceksin. Önce Mert Müldür rakibin topu indirmesine izin verdi, ardından sahanın yıldızı Guendouzi stoper olmadığı için hamleyi çözemedi ve rakibinin önüne geçemedi. Ve sonuçta Fenerbahçe hak ederek iki puanı kaybetti.
Hataların Bedeli / Tolga Ersarı
Lider Galatasaray’ın Konya deplasmanındaki mağlubiyeti sonrasında çok daha fazla önem kazanmıştı Kasımpaşa mücadelesi Fenerbahçe için. Çünkü kazanmaları halinde Galatasaray ile puanları eşitleyecekti sarı- lacivertliler. Ancak önüne adeta tepside gelen bu büyük fırsatı tepti Fenerbahçe. Esasen bu da teknik direktör Domenico Tedesco’dan yönetime kadar uzanan yelpazede yapılan birtakım hataların bedeli aslında.
Önce Tedesco’dan başlayalım... Trabzonspor karşısında etkili futbol ve zafer getiren sistemi Nottingham Forest maçında değiştirip hüsran yaşayan İtalyan teknik adam, Kasımpaşa mücadelesine ise biri zorunlu olmak üzere beş farklı isimle çıktı. Bu kadar çok kadro ve sistem değiştirilmesi doğru değil. Bir takımın, özellikle de büyük olarak adlandırılan takımların belli bir ana planı ve sistemi olur. Ritmini bulup belli bir form grafiği yakalayan oyuncuların bir anda kulübeye çekilmeleri olumsuz sonuçlar doğurur. Nitekim Musaba’daki gerilemeyi Kasımpaşa karşılaşmasında net olarak gördük. Aynı şekilde Kerem Aktürkoğlu da tam ritim bulmuşken Kasımpaşa mücadelesinde kulübeye çekildi. Tedecso bu kararında belki Nottingham Forest maçını düşünmüş olabilir. Lakin herkes Fenerbahçe için lig şampiyonluğunun ne kadar önemli olduğunu biliyor ve bu, en yetkili ağızlar tarafından da dillendiriliyor. Önüne de rakibinin üç puan kaybıyla çıkan böyle bir fırsat maçında işler iyi gitmiyorken neden ikinci yarı veya en azından onun bir bölümünde sahaya sürülmedi Kerem Aktürkoğlu da Levent Mercan ön tarafa alınarak çare arandı?

Domenico Tedesco’yu eleştireceğim bir diğer konu da Kasımpaşa karşılaşmasındaki futbol ve oyuncuların enerjileri. Böylesine hayati değerde bir fırsat maçında futbol adına hiçbir şey ortaya koyamadı Fenerbahçe. Üretme problemi, top kayıpları, anlamsızca yapılan ortalar, ... Genel beklenti, sarı- lacivertlilerin böyle bir fırsat yakalamışken başlama vuruşundan itibaren rakipleri üzerinde yoğun bir baskı kurup skoru bulmaları idi. Ancak böyle bir baskıyı da ciddi bir şekilde kuramadı Fenerbahçe. Üstelik üzerine gelmeye pek niyeti olmayan, bulduğu topları ve fırsatları da acemice harcayan bir rakip karşısında! Bu düşük enerjiden dolayı oyuncular doğal olarak eleştirilecektir. Ancak en başta eleştirilmesi gereken, onları mental açıdan da maça hazırlayamayan teknik direktördür. Fakat buna rağmen 90+5’te yılmaz savaşçısı Asensio ile 1-0 öne geçmeyi başardı sarı- lacivertliler. Lakin kalan kısa sürede bu skor üstünlüğünü dahi koruyamadılar. Fenerbahçe gibi bir takım için kabul edilebilir bir şey değil bu!
'EN BÜYÜK HATA TRANSFERLERDE'
Gelelim yönetime... Fenerbahçe yönetiminin en büyük hatası transferlerde oldu. En-Nesyri ve Duran’ın ayrılmalarına rağmen santrfor transferi yapılmadı. Sidiki Cherif' bir papatya falı. Onu bir santrfor transferi olarak görmek ne kadar doğru olur? Osimhen ve Icardi’li rakibiyle santrforsuz nasıl mücadele edecek Fenerbahçe? Keza stoper bölgesinde de sıkıntı var. Bu bölgede de bir şeyler yapılması gerekirdi. Nitekim şimdi üç stoperin sakatlığında bu mevkide de kara kara düşünecek sarı- lacivertliler.
Sonuç olarak tüm bu hataların bedeli ağır oldu Sarı Kanarya adına. Elbette henüz her şey bitmedi Fenerbahçe için ama bir kırılma noktası daha kaçırıldı. Böyle maçlar şampiyonluk yarışında çok etkili oluyorlar. Biz de bu şampiyonluk mücadelesinin seyrini hep birlikte izleyip göreceğiz...
Asimetrik kadro ve futbol! / Uzay Gökerman
Fenerbahçe çok uzun yıllardan bu yana iki bölgeye istikrarlı transferler yapamıyor.
Santrafor ve stoper tandemi…
Kuşkusuz bazı üst seviyede oyuncular geliyor takıma ama onların katkıları 1-2 sezonla sınırlı kalıyor.
Mesela Dzeko çok doğru ve bir o kadar isabetli bir transferdi; ama son kullanma tarihi gelmişti.
Kim Min Jea gerçekten bu anlamda hedefi 12’den vuran bir transferdi; üstelik Szalai ile de uyumlu bir tanem yakalamıştı. Sezon sonu fırsat transferine dönüştü.
Sol bek Ferdi Kadıoğlu da değerini bulunca yuvadan uçtu.
Tıpkı Göztepe karşısında olduğu gibi Fenerbahçe elinden gelen her şeyi ortaya koydu; ama yine olmadı.
Neden?
Çünkü gol atamadı ve kalesine gelen tek pozisyonda golü yedi!
Üstelik sahanın her yerinde mücadele eden oyuncusu Guendouzi’nin bir anlık tereddütü sonucu…
Maçın hemen başında iki stoperinin bile sakatlanması akıl alır gibi değildi.
Adale sakatlıklarının, hele maçın başında olanların ölçülebilir ve engellenebilir olduğunu düşünenlerdenim ki zaten Çağlar özelinde konuşmak gerekirse büyük bir ihtimalle o risk alınmıştı.
Oosterwolde’yi bilemiyorum; belki de o kadar önemli bir sakatlık değildir sadece önlem amaçlı oyundan alınmış da olabilir.
Ancak ne Çağlar ne Oosterwolde zaten Fenerbahçe’nin birinci stoper tercihi midir?
Hayır!
Böylesi önemli bir sezonda Fenerbahçe’nin savunma hattının bu kadar eksik, alternatifsiz ve kırılgan olmasını anlamak kolay değil gerçekten; bu nedenle de kimseye anlatılabileceğini sanmıyorum.
Hadi anlatmaya çalıştılar; dinleyen olur mu emin değilim!
Bu, takımın en geri hattı…
Ya en uç, serhat bölgesi?
Duran ve En Nesyri’nin ikisinin birden gönderilip Cherif ile tahtayı kapatmak da oldukça iddialı bir transfer hareketiydi.
Bu kadronun içinde kimi bölgelerde aşırı yığılma diğerlerinde de zafiyet veya hiçlik olunca zor zamanlarda kadro yapma “belki tutar” şeklinde tesadüflere bağlı kalır.
Birkaç haftadır üzerinde konuşuyor hatta övgüler düzüyoruz; Fenerbahçe’nin orta sahası gerçekten çok özel ve güçlü oyunculardan kuruldu.
Top burada fazlasıyla kaliteli ve bilinçli bir şekilde dolaşıyor.
Ancak kanatlara gelince işin rengi değişiveriyor.
Şimdi biraz Tedesco eleştirisi yapmanın zamanının geldiği bir döneme girdik.
Buraya kadar yazdığım eksikler teknik direktörü bağlamaz; yönetimlere yazar!
Ancak takım kurgusu ve değişiklikler için adres artık teknik direktördür.
Kadroya baktığımızda Tedesco’nun bu maçı kanatlardan oynayacağını anlamıştık.
Muhtemelen Emre Belözoğlu da buna hazırlanmıştı.
Nene ve Musaba oyunu tek yönlü oynayan birbirinin aynısı ve bana göre sadece sağ kanatta oynayabilen iki benzer futbolcu.
Birini sağa diğerini sola koyduğunuzda bir bakıma rakip takıma her ikisine de çözüm üretebilme şansı tanıyorsunuz.
Tedesco nedense bu ikisi arasında oyunda tutma tercihini hep Nene’den yana kullanıyor.



Musaba’yı sadece bir maç sağda oynarken izleyebildik; orada da doğru işler yaptı. Sol kanatta kayboluyor; silikleşiyor. Buna rağmen ısrar ediyor olmayınca da kenara alıyor veya hiç oynatmıyor.
İkinci yarı Musaba’yı kenara alıp Nene’yi sola çekti ve oyunun büyük bölümünü Nene üzerinden veya onun arkasında oynayan Levent ile o kanattan oynadı.
Levent deli dolu ve dinamik özellikleri olan bir oyuncu; ve bana göre dün akşamın Fenerbahçe adına hücumda en üretkenlerinden biriydi.
Ancak biz geçen sezon da böyle maçları çok izledik; Fenerbahçe ne orta yapabilen ne duran top kullanabilen ne de korner atabilen bir takım!
Çizgiye inmeden yapılan hiçbir ortanın Fenerbahçe’ye hayrı dokunmuyor.
Kalabalık, yerleşik savunmalara karşı bu oyun hele hiç tutmuyor!
Son yıllarda puan kaybettiği tüm kritik karşılaşmalara bakın benzer taktikleri görürsünüz.
Bu tip maçlarda sabırla top çevirmek ve orta yapmamak, ayağa oynamak çok önemli.
Çizgiye inerek rakip savunmanın dengesini bozmak da öyle!
Ben Tedesco’nun yerinde olsam Nene’yi çıkarır, Musaba’yı sağ kanada çekerdim ve çizgiye inecek hücum aksiyonları üretmeye çalışırdım.
Birbirinin aynısı korner kullanmak yerine o vuruşları ceza sahasının ön çizgisine doğru açmaya gayret ederdim.
Fenerbahçe’nin attığı goldeki Asensio’nun vuruş yaptığı bölge çevresine…
Cherif yerine de Kerem’i alır, sarkık santrafor oynatır; Talisca’yı daha gezici ve pas bağlantısı haline getirirdim.
Çünkü ceza sahasının kalabalığını boşaltmak gerekiyordu.
Bunların hiçbirini yapamadı Fenerbahçe!
Dahası güç bela 1-0 öne geçti; takım halinde konsantrasyonu yitirdikleri için peşinden golü yedi!
Bu seviyelerde olamaması gereken ne varsa Fenerbahçe yapıyor, yaşıyor.
Kuşkusuz yolun sonu değil buralar.
Fenerbahçe bundan sonra tüm maçlarını kazanarak şampiyon olabilme fırsatını eline geçirdi ama zaten belki de en zor süreç şimdi başlıyor!
Tedesco’nun artık biraz sakinleşmesi gerekiyor.
Hem bedenen hem zihnen hem moral hem mental olarak!
Habere git: Milliyet Skorer