Fenerbahçe, Süper Lig'in 24. haftasında deplasmanda Antalyaspor ile 2-2 berabere kaldı. Sarı lacivertliler 2-0 yenik duruma düştüğü maçta 2-2'lik eşitliği sağlasa da son dakikalarda rakibi üstünde kurduğu baskıyı gole çeviremeyince şampiyonluk yolunda çok önemli 2 puan kaybetti.
Spor yazarları Antalyaspor - Fenerbahçe karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:
Aslında her şey iki hafta önce başladı. 14 Şubat akşamı Trabzon’da Domenico Tedesco, tüm Fenerbahçe kariyerinin en iyi performansını göstermiş, doğru oyun ve oyuncu seçimiyle kritik bir derbi galibiyeti almıştı. O gün Fenerbahçe karo orta sahayla 4-3-1-2 dizilmiş, merkezde Asensio’nun, sol içte İsmail’in, ikinci santrfor rolünde Kerem’in verimleri maksimize olmuştu.
Fenerbahçe o maçtan 5 gün sonra İstanbul’da Nottingham’ı ağırladı ve Tedesco’nun diziliş denemeleri de orada başladı. Tedesco o gün İsmail’i yanına oturttu, Cherif’i sahaya sürdü. Orta sahayı bir eksiltti, Asensio’yu sağa hapsetti. Önce 3-0’lık o kırıcı sonuç geldi. Sonra peş peşe sakatlıkların da tetiklediği bir sürü diziliş değişikliği. Kasımpaşa maçına 4-2-3-1 başlandı, 3-4-1-2 bitirildi. İngiltere’de Asensio’suz bir 3-5-2 vardı. Dün de Antalya önüne (muhtemelen Tedesco’nun seçtiği) 3-4-1-2 ile çıkılıp, 4-3-1-2 ile tamamlandı maç. Antalya’da ilk devrede üçlü savunmanın merkezinde oynayan Guendouzi, ikinci yarıda ideal yerine, altı numaraya döndü. Zaten Guendouzi’nin orijinal yerine kaydırılarak orta sahada eksikliğin giderilmesi, Asensio’nun özgürleşmesi ve devreye girmesi de bu formasyon değişikliğinin sonucuydu. Fenerbahçe beraberliği de özgürleşen Asensio’nun katkısıyla buldu. Ancak 3 puana yetmedi onun çabası.
RiTiM 19 ŞUBAT’TA KAYBOLMUŞTU
Kelebek etkisi kavramını muhakkak duymuşsunuzdur. Bir durumun başlangıç verilerindeki küçük değişiklikler, büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilir bazen. Amazon Ormanları’nda bir kelebeğin kanat çırpması, tüm dünyayı dolaşabilecek bir kasırganın tetiklenmesine neden olabilir
Tedesco’nun Trabzon’da bulduğu doğru formülü İstanbul’da Nottingham’ı karşı bozması ritim kaybettirdi Fenerbahçe’ye. O gün İsmail’i yanında oturtup, Cherif’i sahaya sürmesi küçük bir değişiklik gibi duruyor olabilir. Ama sonrasındaki 15 gündeki tüm sonuçlar üzerinde domino etkisi yarattı bence o karar.
Rotasyon futbolda mühim bir kavram. Ama ritim de öyle. İstikrar da. Devamlılık da. (Hürriyet)
2023-24 sezonu başında Tete, Ziyech ve Zaha transferleriyle planlamadaki yeri sorgulanan Kerem, Okan Buruk’un zaman zaman Mertens’ten vazgeçmesiyle 10 numaralığı, ikinci santrforluğu deneyimlemişti. 2024-25 Benfica sezonunda kenarda iyi oynayıp, zaman zaman Pavlidis’i ikileme nedeniyse, bu sezon Real’de 33 maçta forma giyen solbeki Carreras idi. Bu tecrübeler milli oyuncuyu F.Bahçe’de geç de olsa, ikili forvetin parçası haline dönüştürdü. Tedesco doğru dizilişi böyle buldu. Kenarlarda ve ortada daha kalabalık, hücumlarda daha etkin bir tarz oluşturdu takımı için. Maç da böyle başladı. İlk yarı boyunca deplasman ekibi tüm hücum üretimlerini Kerem’le yaptı. 3-4 kez kaleyi yokladı: hepsi 9 numaralı oyuncuylaydı. Ama gerçek “9” olmayınca nakıs kaldı denemeler.
SAVUNMA HEP AÇIK VERDi
Antalyaspor ise topa sahip oldukça oyuna daha çok hükmetti. 12’de Paal, 32’de Samuel pozisyonlarıyla etkili oldu; 38’de Bünyamin’in şutunu Ederson çeldi. 43’te Samuel’in sol kanattan getirdiği etkili topla gelen Soner golü, o akınların bir hediyesiydi.
3-4-1-2, 4-3-1-2, 3-5-2 varyantlarında dizebileceğimiz F.Bahçe, her formatta savunma açıkları verdi, 20’den sonra... Guendouzi’yi şef stoper olarak konumlamak ne derece doğru tartışılır. Yiğit Efe’nin yıldızı da ilk günler kadar parlak değil!
MANASIZ HAMLELER
İkinci yarıya oyuncu değişikliği olmadan ve 4’lü defans ile çıkan F.Bahçe’de daha oyun kurulumu sağlanamadan yenen gol şok etkisi yarattı. 49’dan 63’e oyuna tekrar hakim olan sarı lacivertliler Cherif’in golüyle umutlanıp, 6 dakika sonra maça bir kez daha ortak oldu. İki golde de Asensio’nun katkısı vardı. İkinci yarının taşıyıcısı oldu adeta.
Antalyaspor, toptan uzaklaştıkça oyundan uzaklaşıyor, sonlara doğru F.Bahçe üç puana yaklaşıyordu. Ancak oyuncu değişiklikleri deplasman ekibini artı 2 puandan uzaklaştırmaktaydı. Kerem’in ölüsü Antalyaspor’a tehdit oluşturacakken manasız Nene hamlesi, kenar katkısı Levent kadar olamayacağı açık Brown girişimi hiç katkı vermedi. Son saniyede direkten dönen top da kalpleri yerinden fırlattı. Kasımpaşa sonrası Antalya engelini de aşamayan F.Bahçe ve hocasını keyifli günler beklemiyor! (Hürriyet)
Bir Skriniar yok, hem Avrupa’yı kaybettin hem de iki maçta ligde büyük yara aldın. Eğer koca bir takım, bir tane stoper yüzünden bu hale düşüyorsa o zaman yönetimin de oturup düşünmesi gerekiyor.
Aynı Kasımpaşa maçı gibi ilk yarıyı heba eden bir Fenerbahçe vardı. Üçlü savunma ile çıkan Fenerbahçe, özellikle kanatları doğru dürüst hiç kullanamadı. Bu yarıda sadece Kerem’in çabası ile gol aramaya çalıştı. O da ilk yarıda iki net pozisyondan yararlanamadı.
Asensio ilk yarıda sahada hiç yoktu. Bir kere bile sorumluluk almadı. Asensio’nun belki de geldiğinden bu yana en kötü 45 dakikası diyebiliriz. Tabii onun gibi bir kalite oyuncu olunca, beklentiler de farklı oluyor. O çok kötü olunca da Fenerbahçe yaratıcılıkta büyük sıkıntılar çekti.
Orta alanda İsmail çırpınırken, Kante yine zayıf kaldı. Belli ki henüz buraya alışamadı. Bildiğimiz Kante’den çok uzak. Guendouzi de savunmanın göbeğinde oynayınca, İsmail ilk 45’te yalnızları oynadı. O da nereye gideceğini şaşırdı. Sahanın her yerinde olamayınca da, dakikalar geçtikçe oyundan düştü ve orta alan tamamen Antalyaspor’a kaldı.
Nottingham Forest maçında Yiğit Efe, Hutchinson karşısında çok zor anlar yaşamıştı. Hızlı ve çabuk adamlar önünde belli ki çok sıkıntı çekiyor. Dün de Ballet önünde zor anlar yaşadı. Yani hocanın bunu görüp orayı düzeltmesi gerekirdi. Ancak tabii Semedo’nun sakatlığı da tuz biber oldu. Ve gol de yine Ballet’in çabası ile geldi. Yiğit Efe kesicilikte iyi ama adam takip etmede ve karşılamada zayıf kalıyor. Bunu dün bir kez daha gördük.
2. yarıya Fenerbahçe yine kötü başladı. Basit hatalarla üstelik bir de gol yedi. Ama sonra toparlandılar.
Daha önce yapmaları gerekenleri 2-0’dan sonra yaptılar. Asensio bu kez sahneye çıktı. Biraz daha kanada geçerek takımına gol pozisyonları yaratmaya başladı. Önce Cherif’e attırdı daha sonra öyle bir orta kesti ki, Veysel kendi kalesine attı.
Ancak şu var, Fenerbahçe ilk yarı aksayan oyununa rağmen 2. yarıya kadrosunu değiştirmeden çıktı. Nene, Fred ve Musaba değişiklerini daha önce yapmalıydı. Neden yapmadı bilinmez. Sonra yaptı ama Antalyaspor’un direnci arttığı dakikalarda pek de anlamı kalmadı.
2-2’den sonra Fenerbahçe son dakika dahil yüzde yüz üç net pozisyondan yararlanamadı. Hele son saniye de üst direğe takılan top, Fenerbahçe’nin kaderinin değişmez bir göstergesiydi. Kadıköy’de böyle toplarda son saniyede golü kendi kalesinde görürken bu maçta top direkten döndü.
Fenerbahçe belki yine yenilmedi. Yenilgisizliği belki lig sonuna kadar devam edecek. Ancak berabere kala kala şampiyonluğu verecek farkında değil.
Aradaki fark dört puan.
Ama henüz bu iş bitmedi. Ancak Fenerbahçe ilk yarıda oynadığı topu oynarsa en geç 15 gün içinde lige havlu atar benden söylemesi...
Maçın hakemine gelince... Ben bu kadar kötü hakem görmedim. Adam dünyadan bihaber. O kadar çok yanlış kararı var ki, akıl alır gibi değil. Belki de bir tane faulü doğru vermedi. Fenerbahçe’nin net bir penaltısını göz göre göre yedi.
Bir Galatasaray maçının hakemine bakıyordum, bir bu hakeme... Ligi kafalarında çoktan bitirmişler uzatmaları oynuyoruz. O zaman bu liglerin oynanmasına ne gerek var? (Milliyet)
Trabzonspor maçını kazandıktan sonra Fenerbahçe'nin senaryosundaki en etkili cümle; "Fikstür avantajı"ydı. Önlerini açıp, zor deplasmanları atlatıp, Galatasaray'ın takılmasını bekleyeceklerdi. Öyle de oldu açıkçası. Avrupa sonrası Konya'da kaybeden Galatasaray, kendine düşeni yaptı ama "esas oğlan" Kasımpaşa'yı yenemedi sahasında. Sakatlıkların etkilediği kadro yapısındaki defansif zaaflar, üst üste üç maçta da kendini gösterdi aslında.Y iğit Efe'nin acemiliği, Mert Müldür'ün ikramları, olmayacak gollerin tabela görüntüsü oldu. Nottingham'ın yorgunluğu üstüne Antalya deplasmanı kolay değil. Ancak geniş kadro, bol sıfırlı sözleşmeler ile yapılması gerekenler olacaktı. Kazanılması gereken maçların son cümlelerinde hep "son saniyeler" yazıyor. Son saniyede Kasımpaşa'ya puanı kaptır, son saniyede topu iki metreden direğe nişanla. Bu anların tercümesi "yetersizlikten" öte başka bir kelime olmalı aslında. Sadettin Saran yönetiminin, hakem kararları hakkında sessizliği var. Hataları bizler yazıyoruz zaten ama takımın hakkını koruması gereken onlar. Bir gün önce gösterilmeyen kartların peşine, dün her kendini ata faul çalan hakem yönetimi gelir elbette. Mert Müldür'ün ayağına basılması, top için yapılan mücadelede hakemin de gözünde değil, VAR'ın da umurunda. Geçen sezonların bakış açışı geldi artık düdüklere… Fenerbahçeli kayıp puanlara hayıflanmasın, bugün olmasa, başka maç yapacaklardı bunları… (Sabah)
Tedesco büyük yanlışlarına devam edince Fenerbahçe, hediye puanlarla lig yarışından uzaklaşıyor. Bir maçın planlamasını önceden doğru yapmak lazım. Takım zaten yorgun. Mutlak kazanılması gereken bir deplasman maçı oynayacaksın. Mecbur musun yürüyen Kante'ye görev verip 90 dakika sahada tutmaya. Önemli olan bu maçı hasarsız geçmek mi yoksa Kante'yi kazanmak mı? Zaten genç santrfor Cherif arkadaşlarını yeterince tanımıyor, zamana ihtiyacı var. Bir de bunlara Asensio'nun ikinci yarıdaki ikinci Antalya golüne kadar hiçbir şey yapmaması eklenince olanlar oldu. Bu bölüme kadar bir başka yanlış da üçlü defans yüzünden Guendouzi'den de orta sahada katkı alamamaktı. Fenerbahçe, ikinci yarıda 2-0'dan döndü, maçı da kazanabilirdi. Tedesco'nun bu devrede de yine yanlışı vardı. Kerem niye çıktı, 87'de giren 2 oyuncu ne katkı verecek, anlamak mümkün değil. İlk devredeki felaket oyunda tek aktif olan o vardı. Sezon başından beri yeri geldikçe vurguladım. 'Tedesco'nun Mert Müldür'e takıntısı var' diye. Dün gece Semedo sakatlanınca oyuna giren Mert'i ikinci devre çıkararak milli takım futbolcusunun onuruyla oynadı. Fenerbahçe'nin karşısına uzatma bölümünde bu defa şanssızlık çıktı. Asensio'nun çok müsait kafa vuruşu çerçeveyi bulamazken son saniyede karambolde Nene'nin vuruşu direkte patladı. Tedesco'ya son cümlem de şu: "Günümüz futbolunda yürüyen bir futbolcu 90 dakika sahada kalıyorsa bu eşyanın tabiatına aykırı bir durum." (Sabah)
Fenerbahçe'de ne bir plan ne bir organizasyon, sahaya yansıyan olumlu hiçbir argüman yok. Oyuncular arasında inanılmaz kopukluk var. Kimse ne yaptığını bilmiyor. Oyunu rakip alana hiç yıkamadılar. Pas oyununu hiç yapamadılar. İbiği kesik horoz gibi her topa basmaya çalışan bir Guendouzi var. Şampiyonluğa aday Fenerbahçe'nin futbolu bu olamaz! Uzatmalarla birlikte ilk yarı 51 dakika. Ben maça baktım maç bana baktı! Antalyaspor'un elini kolunu sallayarak soldan giren Ballet'in getirdiği topla bir golü ve bir de şutu, Fenerbahçe'nin de araya girerek kaptığı toplarla Kerem'in biri uzaktan vurduğu yan ağlarda kalan ve bir de kaleci Julian'a teslim ettiği iki şut var. O kadar. Skriniar olmayınca saha içi lideri yok. Tedesco, yok ki ona da geçmiş olsun diyelim. Krizi yönetecek kimse kalmayınca en ufak rüzgârda savruluyor.
Alper Akarsu çok sakin başlayan maçta ilk faulünü 15'te çaldı. İlginçtir o da faul değildi. İlk yarı sonunda toplam 13 faul oldu. Hakemler oyuncu sakatlıklarını niye sahada yaptırırlar derhal sedye çağırıp çıkartmazlar oyunu soğuturlar anlamış değilim.
55'te ikili mücadelede Paal, Mert'in ayağına basıyor net penaltı hakem görüyor vermiyor. VAR izliyor, girmiyor. Buz gibi penaltı arada eriyor kaynıyor gidiyor. Ligin kaderini belirleyen maçta vermediği penaltı hakem yönetiminin önüne geçti. (Sabah)
Bazen vasat demeye bile dilimin varmadığı maçlardan biri daha. İlk devre boyunca kırık dökük karşılıklı birkaç girişim, o kadar. Devrenin sonuna doğru bir parça hareketlendiyse de oyun davranışları acemi eğitimi niteliğindeydi çoğunlukla. Devre boyu ısrarla çalım deneyen Samuel Ballet’nin -ki onlardan biri Semedo’nun sakatlığıyla sonuçlandı- nihayet 43’te başarılı olmasına başta Matteo Guendouzi olmak Fenerbahçe savunması da yardımcı olunca Levent Mercan golü kendi kalesine attı. Fenerbahçe topla oynamasına oynadı ama futbol oynamadı.
Tuhaflık, ilk 11 piyasa değeri 132 milyon Euro’yu bulan Fenerbahçe’nin 11 milyon Euro’luk Antalya karşısında bu kadar sıradan görünümüydü. Dirençli futbolcular olarak tanımlanan Fenerbahçe’nin orta saha oyuncuları ortalıkta görünmüyordu. Hal böyle olunca yine savunma hatasına karşı doğru kurgulanan bir hücum örgütleyen Antalya maçı, ikinci devre başında çözmüş göründü. Fakat orta saha direncini artırma ülküsü nedeniyle olsa gerek santrforsuz bir formasyona mahkum olan Fenerbahçe işini beceri ve doğaçlamanın insafına bırakmış görünüyordu.
Acemi göründüler
Üstüne bir de savunma ve ön alandaki sakatlıklar eklenince birlikte yapılan tüm antrenmanlar anlamsızlaşmış oldu. Antalya çok da zorlayıcı olmayan ama kendi ölçeğinde tutarlı bir oyunla Fenerbahçe’yi uzun süre çaresiz göstermeyi başardı. Ancak sona doğru onlar da fiziken çözülünce sahada daha çok görünmeye başladı Fenerbahçe. Fakat onlar da sahada birbirini bulma konusunda ziyadesiyle acemi görününce maç berabere bitti. Yani devre arası güçleneyim derken, bu sıradan ligin ortalama bir takımına dönüştüler. (Fanatik)
Fenerbahçe, Nottingham deplasmanında saygıyı hak eden futbolun ardından Antalya’da ilk yarıda büyük bir hayal kırıklığına imza attı. Son anda hastalandığı için maça çıkamayan Tedesco ve yardımcıları, İngiltere’deki gibi yine Guendouzi’yi savunmanın merkezine yerleştirerek arkada üçlü kalmayı tercih etti. Uzun süreli sakatlığından erken dönen Ederson’un, bu düzeni garipsemesi ve ön tarafta Asensio’nun etkisizliği planı çok erken devre dışı bıraktı. Buna rağmen Kerem Aktüroğlu’nun bireysel çabalarıyla girdiği pozisyonlar oldu.
Şayet Kerem kaleyi tutturabilse belki de Fenerbahçe kötü başladığı maçın senaryosunu erkenden lehine çevirebilecekti. Antalyaspor ise Ceesay ve Soner ile 4-2-3-1’in merkezini kapatarak, Doğukan ile sol forvetten Fenerbahçe’ye büyük sorun yaşattı. Bunun üstüne Semedo’nun erken sakatlanıp çıkmasıyla oyuna Mert Müldür dahil olunca İngiltere’de işleyen 3-4- 1-2 Antalya’da erkenden tıkandı. 49. dakikada Antalya maçı 2-0’a getirince Fenerbahçe Guendouzi’yi stoperden orta sahaya çıkarıp 4’lü savunmaya dönünce oyuncu değiştirmeden planı değiştirerek oyunu dengeledi.
En büyük şanssızlık
49. dakikaya kadar sahanın en etkisiz ismi olan Asensio, 4-3-3’te sağ kenara geçince tüm yeteneklerini kullanabileceğini hatırladı. Önce Cherif’e asist yaptı peşinden de maçı 2-2’ye getiren aksiyonu hazırladı. Guendouzi’nin merkeze geçişi, Asensio’nun uyanışı, Cherif’in dinamizmi derken maçın ibresi defalarca Fenerbahçe’yi gösterdi. Son saniyede Nene’nin direkte patlayan topu ise Fenerbahçe’nin bu sezonki en büyük şanssızlığı olarak kayıtlara geçmiş olabilir. (Fanatik)
Guendouzi orta alanda görev yaptığı zaman eleştirilmesi kolay olmayan bir oyuncu. Stoper olarak oynadığı Nottingham Forest ve dünkü Antalyaspor maçında çok iyi performans sergileyemedi. Özellikle dün akşam hava toplarında vurduğu kafa vuruşları çok kötüydü. Ceza sahası içinde rakibe giderken, yenilen golde topu karşılamada büyük hata yaparak topu kaybetti.
Antalyaspor, kapasitesini bilerek savunma ağırlıklı bir oyun stratejisi içinde çabuk geçişler planlamıştı.Fenerbahçe’nin üçlü savunma anlayışında sağda görev yapan Semedo sakatlanıp çıktı. Solda görev yapan Levent etkisiz kalmıştı. Kante ve İsmail defansif ağırlıklı orta saha oyuncuları. Bu yüzden üretim çok kısıtlı kalıyor.
Asensio, Antalyaspor tarafından oyunun büyük bölümünde iyi kontrol edilince iş Kerem’e kalmıştı. O da zorladı ama ilk devre kaçırdı.
Yiğit Efe genç ve gelecekte iş yapabilecek bir isim. Şampiyonluk stresi bir başkadır ve genç oyuncular bu yolda kritik maçlarda görev alırsa üzülebilirsiniz. ‘Hata yapsın ben kazanacağım bu çocuğu’ görüşünüz varsa saygı duyarım. Van de Streek’in kafa golünde Ederson topu iyi karşılayamayınca Fenerbahçe’nin durumu iyice zora girmişti.
Cherif, Asensio’nun ortasına iyi kafa vurarak takımını umutlandırdı. Gol Antalyaspor’u şoke etmişti. Bu defa Veysel kendi kalesine attı ve Fenerbahçe beraberliği yakaladı. Bu golde de Asensio’nun katkısı vardı. Kerem ve Mert niye oyundan alındılar, anlamadım. Son saniyede direkten dönen top Fenerbahçe ve Nene için büyük trajedi oldu. (Sözcü)
Habere git: ajansspor