
MERT GÜNOK'TAN AÇIKLAMALAR
Fenerbahçe'nin milli kalecisi Mert Günok, A Milli Takım'ın ortaya koyduğu birliktelik ve kaliteli oyunla mart ayındaki play-off'ları geçerek 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacaklarına inandığını söyledi. Anadolu Ajansının Türkiye'nin Ödeme Yöntemi TROY'un katkılarıyla hayata geçirdiği "2026 Dünya Kupası Yolunda Milli Gururlar" projesinin üçüncü konuğu olan Mert Günok, AA muhabirine özel açıklamalarda bulundu.24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirmek için mücadele veren A Milli Takım futbolcularını, Türk halkına daha yakından tanıtmak ve milli takım taraftar olgusunu güçlendirmek için gerçekleştirilen projede, milli oyuncuların Dünya Kupası hedefi, milli takımla ilgili düşünceleri, yaşadıkları şehirlerdeki günlük yaşamları ve kulüp takımlarındaki durumları detaylı bir şekilde ele alınacak.

"ÖNÜMÜZDE İKİ MAÇ KALDI"
2026 FIFA Dünya Kupası'na katılmak için mart ayında tek maç eleme usulüne göre oynanacak play-off maçlarının zor geçeceğini fakat Dünya Kupası bileti alacaklarına inandıklarını belirten Mert, "Grup maçlarını çok başarılı bir şekilde geçtik ve çok etkili oyunlar ortaya koyduk. Sadece talihsiz bir İspanya maçımız oldu ama diğer maçlarda çok etkili oyunlar ortaya koyduk ve gücümüzü bütün dünyaya sergiledik. Şimdi tabii ki Dünya Kupası'na katılmak için önümüzde iki tane maç kaldı. Rakibin isminden bağımsız olarak, kendi gücümüzü ortaya koyup, taktiğimizi rakibe benimsetebilirsek, kendi oyunumuzu oynayabilirsek, rakibimizin kim olduğu önemli değil. İlk maçı da geçtikten sonra ikinci takımın da kim olacağı önemli değil. İnşallah Dünya Kupası'na katılacağız. Bunu yürekten istiyorum." ifadelerini kullandı.

"İLK MAÇIMIZI GEÇECEĞİMİZE İNANIYORUM"
Deneyimli kaleci, play-off ilk maçını geçmeleri halinde ikinci maçın deplasmanda tek maç olarak oynanacak olması hakkında, "Bir final maçı gibi olacak, ilk maçı geçmeden bunu konuşmak da aslında belki doğru değil ama ilk maçımızı geçeceğimize inanıyorum. İkinci maçın deplasmanda olması bir anlamda final maçı olması dolayısıyla zor olarak görülebilir ama futbol sahada oynanıyor. Biz deplasmanda çoğu kez galip geldik, iyi oyunlar ortaya koyduk. Bizim için ev sahibi olmamız veya deplasmanda olmamız kendi tempomuzu, kendi oyunumuzu sahaya yansıtabilirsek çok da önemli değil." değerlendirmesinde bulundu.

"DÜNYA KUPASI'NDA NE OLACAĞI BELLİ OLMAZ"
Mert Günok, Dünya Kupası'na katılmamız halinde ABD, Paraguay ve Avustralya ile aynı grupta yer alacağımızın hatırlatılması üzerine, "Grubu gördükten sonra mutlaka bu Dünya Kupası'nda olmalıyız fikri herkeste oluşmuştur. Göreceli olarak belki bizim açımızdan daha uygun ve kolay bir grup gibi görünüyor ama tabii ki Dünya Kupası'nda ne olacağı belli olmaz. Futbol sahada oynanıyor. Hiçbir ülkeyi küçümsememek gerek. Orada final gibi maçlar oynanacak. Tabii ki ilk hedefimiz önce oraya katılmak. Ama ben eğer oraya katılırsak çok daha ilerisine gidebileceğimizi düşünüyorum." şeklinde konuştu.

"ÇOK İYİ BİR JENERASYONA SAHİBİZ"
Milli takımın 24 yıllık Dünya Kupası hasretini bitirecek gücü sahip olduğunun altını çizen Mert, "Bu jenerasyonun bu hasrete son verememesi için bir sebep yok. Gerçekten çok iyi bir jenerasyon ve iyi bir hocaya sahibiz. İyi oyunculardan kurulu bir takımız. Benim de futbol hayatımın belki son 3-4 senesine girerken böyle majör bir turnuvada, özellikle Dünya Kupası'nda bulunmak en büyük hedefim. İnşallah hem takım olarak hem de bireysel olarak oraya gitmek hem benim için hem takımımız için hem de insanlarımız için çok gurur verici, mutluluk verici bir an olacaktır." sözlerini kullandı.

MİLLİ TAKIM KALESİNE İLK GEÇTİĞİ GÜN
Milli takım kalesine ilk geçtiği günü çok net hatırladığını aktaran deneyimli file bekçisi şöyle konuştu: "Benim için çok şanslı diyebileceğim bir dönemdi. A Milli Takım’da oynayabilecek kaleciler sıralamasında 7. sıradaydım. Ümit Milli Takım ile yaz kampındayken, A Milli Takım’daki kaleci eksikliğinden dolayı beni A takım kadrosuna davet ettiler. Avusturya'da kampa dahil olmuştum. İlk milli maçımda sahaya çıkışım da 62. dakika Cenk Gönen’in sakatlanması ile oldu. Aslında o gün oynamayı beklemiyordum. 2011'den bu yana milli takım kadrosuna giriyorum ama 2014 yılında Gürcistan maçında Cenk Gönen'in sakatlanmasıyla ilk kez oyuna girme fırsatı buldum. Oyuncu değişikliği işareti gelince benim için de heyecan verici bir an olmuştu. A Milli Takım formasını giymek her genç oyuncu için en üst mertebedir. O yüzden çok heyecanlı bir şekilde oyuna girdim. Ama mizacımdan dolayı, her zamanki sakinliğimle iyi de bir maç çıkarmıştım. Aslında maçın son yarım saatinde iki tane de top gelmişti, güzel kurtarışları yapmıştım."

"BİZİM İÇİN KÖTÜ BİR AN"
EURO 2020 öncesinde yaşanan pandeminin milli takımın yakaladığı ivmeyi kesintiye uğrattığını dile getiren deneyimli kaleci, şu ifadeleri kullandı: "Çok iyi bir kadromuz vardı. O dönemde ilk 11 oynayan oyunculardan da iki tane sakatımız vardı. Pandemiyle beraber turnuvanın 1 sene ertelenmesi takımın ivmesini bozdu. Pandemide oynanan futbol ikliminde de her şey istediğimiz gibi gitmedi. Avrupa Şampiyonası'na hazırlık aşaması da çok sağlıklı olmadı. Erken bir şekilde geri döndük. Eleme grubu maçlarının hepsinde ben oynamıştım. Sadece garantiledikten son Andorra maçında oynamamıştım. Grup maçlarının hepsinde oynayıp, pandemiden dolayı bir sene sonrasında ertelince turnuva, o dönemki seçimlerde şampiyonada oynamamış olmak beni bir hayli üzmüştü. Hatta İtalya ile oynanan açılış maçı öncesinde çimlere ve atmosfere bakmak için sahaya ilk çıktığımızda, ‘Keşke burada oynasaydım, çok güzel bir atmosfer var.’ dediğimi hatırlıyorum. Etkili bir oyun koyamamıştık. İtalya çok etkili oynamıştı bize karşı. Tabii ki o dönemin favorilerindendi. Bayağı bir üstünlük kurmuşlardı, biz de çok defansif bir oyun oynamıştık. Bizim için kötü bir an diyebilirim."

"ORADA BİTTİĞİ İÇİN ÜZÜLMÜŞTÜK"
"EURO 2020’de oynayamamış olmak beni bir hayli üzmüştü ve kendi adıma hedefi 2024 Avrupa Şampiyonası olarak koymuştum." sözlerini kullanan Mert şöyle konuştu: "2020 Avrupa Şampiyonası'ndan sonra Beşiktaş’ta büyük bir sakatlık yaşadım. Oradan dönüp 2024'te oynamayı kendime hedef koydum, bu hedefe ulaştığım için kendi adıma gururlu ve mutluyum. Bir önceki turnuvadan aldığımız tecrübeler vardı. Neleri yanlış yaptık; hazırlık aşamasında, maçlardaki pozisyonlarımızda, antrenman programları, takımın saha içi ve saha dışı problemleri olsun... Hepsine aşinaydım ve bunları biliyordum. Benimle beraber 2024 kadrosunda bulunan birkaç birkaç futbolcu daha vardı. Hepimiz tecrübelerimizi aktardık. İyi bir grup aşaması geçirdik, finallerde birlik beraberliğimiz çok üst düzeydeydi. Daha kompakt bir takımımız vardı. Tabii ki hocamız da bunda büyük bir etkendi. Hocanın bizden ne istediğini net bir şekilde belli etmesi, bizden her istediğini uygulamamız için çok ısrarcı davranması, antrenmanlarda istediği çıkana kadar antrenmanı bitirmemesi, bir disiplin içerisinde herkesin de hocaya saygı duyup ona inanması önemliydi. 2024'te belki daha ileriye gidebileceğimiz bir an vardı, gitmek de isterdik ama açıkçası orada bittiği için üzülmüştük."

"BİZİM TAKIMIMIZ SONUNA KADAR SAVAŞIR"
Kısa sürelerde toplanan milli takımda birlikteliği sağlamanın zor fakat çok önemli olduğunu belirten milli kaleci, "Uzun süredir neredeyse hep aynı takımla oynuyoruz. Hocamız da takımı genelde bozmamaya çalışıyor. Genelde aynı isimleri çağırmaya çalışıyor ki bu milli takım için önemli." sözlerini kullanarak şöyle konuştu: "Zaman zaman performansa göre değişen oyuncular oluyordur ama içeride bir birliktelik var. Saha dışında milli takımın çok iyi bir birlikteliği var, bu son yıllarda saha içine de yansımaya başladı. Şimdi çok yetenekli bir jenerasyon da geldi. Arda olsun, Kenan olsun, dünyaca tanınan isimler artık. Hakan zaten yıllardır milli takımın içerisinde 100. maçını da geçti, önemli bir lider. O yüzden birlikteliğin daha çok olması, daha kompakt bir futbol oynamamız ve hocamızın bize ne istediğini daha net bir şekilde belirtmesi, bundan sonra bir turnuva takımı olarak anılmamamız için hiçbir sebep yok. Hocamız rakip takımın duruşuna, formasyonuna ve taktiğine göre bize bir taktik veriyor ve genelde aynı oyuncular olduğu için rakibin taktiğine nasıl karşılık vereceksek ona çok çabuk şekilde uyum sağlıyor. Antrenmanlar hep bunun üzerine oluyor. Hemen hemen aynı oyuncularla oynanması, bir milli takım kültürünün oluşması önemli. Bazen bakmadan atılan toplar bile aslında planın bir parçası. Çünkü oyuncular birbirini iyi tanıyor. Kimin ne kadar hızlı olduğunu, kimin ne zaman koşu yapabileceğini biliyor. Bizim takımızın en büyük artısı uzun süredir birlikte oynayan bir ekip olması ve çok yetenekli bir kadroya sahip olmamız. Aynı zamanda bütün jenerasyonlarda olduğu gibi Türk Milli Takımı’nın formasını giyen, Türk bayrağını göğsünde taşıyan herkes sonuna kadar pes etmeyeceğinden hemfikirdir. Bizim takımız da şu anda mili formayı üstüne geçirdiği zaman her maçta sonuna kadar savaşacaktır."

"TAKIMIN ENE BÜYÜĞÜ BENİM"
2011 yılından bu yana milli takımın içerisinde olduğunu ve birçok jenerasyonu gördüğünü aktaran Mert, "Şu an Z kuşağı diye adlandırılan kuşakta birçok oyuncumuz var. Onların tabii kafa yapısı biraz daha farklı. Bazen disiplinden kopma noktaları olabiliyor saha dışında, saha içinde değil. O anlarda bizim aslında biraz daha ön plana çıktığımız anlar oluyor. Bir de tabii ki sosyal veya geleneksel medyadan etkilendikleri anlar olabiliyor. Bir kötü maçtan sonra ki son turnuva da bunu yaşadık, bazen yalan haberlerle yıpratılmaya çalışılıyorlar. Onlarla beraber bu konuları çok fazla konuşuyoruz. Hakan takımımızın kaptanı ama ben de takımın en büyüğüyüm. Zaman zaman benim de konuştuğum anlar oluyor. Kulüp takımı gibi sürekli beraber olmadığımız için böyle anlar etkili oluyor." şeklinde konuştu.

"MONTELLA BİZİM İÇİN BÜYÜK ŞANS"
Milli takımdaki tüm oyuncuların Montella için iyi şeyler düşündüğünü söyleyen deneyimli kaleci, "Hocamız geldiğinden bu yana etkisini ortaya koydu. En büyük özelliği söylediklerinde net olması ve ne istediğini net bir şekilde belli etmesi. Kendi doğrularını bize inandırması ve bizim de onun dediklerini yapmaya çalışmamız. Bütün oyuncular benimle aynı fikirdedir. Rakibe göre taktiğin değişmesi, rakibe göre nasıl oynayacağımızın belirlenmesi ve bunu antrenmanlarda çalışmamız aslında genç oyuncular için de çok önemli bir etken. Çünkü özellikle genç oyuncular bunu istiyor. Yani ne yapacaklarını hocalarının söylemesini istiyor. Eskiden daha doğaçlama bir futbol oynanıyordu ama şimdi daha fazla her şeyin belirgin olduğu, oyuncuların ne istendiğini net bir şekilde söylenmesinin gerektiği bir ortamdayız. Futbol iklimi bu şekilde gelişti. Hoca da bu yönde bizim için iyi bir şans. Özellikle genç oyuncular için. Çünkü onların saha içi ve dışında neler yapması gerektiğini net bir şekilde söylüyor. O yüzden Montella'nın şu anda bizimle beraber olması bizim için büyük bir şans." ifadelerini kullandı.

"HABERLERE GÜLÜP GEÇİYORDUK"
EURO 2024'teki Portekiz yenilgisinden sonra yapılan eleştirileri haksız bulan Mert, "Aslında takım içerisinde değişen bir şey yoktu. Biz dışarıdan gelen tepkilere ve bizi aşağıya çekmek için belki kasıtlı, belki kasıtsız yapılan haberlere içeride gülüp geçiyorduk. Ama iş öyle bir noktaya gelmişti ki basın açıklaması yapılmak zorunda kalındı ki bu bence milli takım için çok doğru bir durum değildi. Milli oyuncuların bir Avrupa şampiyonası kampında daha ortada hiçbir şey yokken böyle kasıtlı veya kasıtsız haberlerle yıpratılmaya çalışılıp kamera karşısına geçirilmesi çok sağlıklı değildi. Portekiz maçında sakatlığımdan dolayı oynayamamıştım, çok da üzülmüştüm ama sonrasında sağlık ekibimizin fedakar çalışmalarıyla, gece gündüz demeden sürekli tedavilerle ve çalışmalarla diğer maçlarda oynayabildim. Çok gereksiz bir ortam oluşturuldu. Gereksiz bir münakaşaya girdik. Keşke olmasaydı ama sonrasında aslında herkes neyin ne olduğunu biraz daha gördü." değerlendirmesinde bulundu.

"YAPTIĞIM EN ÖNEMLİ KURTARIŞ"
Deneyimli kaleci, "Gözünü kapattığında EURO 2024 ile ilgili ilk aklına gelen şey nedir?" sorusuna, "Gözümü kapattığımda ilk aklıma gelen Avusturya maçındaki yaptığım kurtarış olur ama genele yayarsak unutulmaz bir yaklaşık 40 gün yaşadık bütün ekiple beraber. Ortamımız çok güzeldi bittiğinde tatile çıkmayı hiç istemedik, 'Keşke sonuna kadar gidebilseydik.' dedik. Hepimiz o anlamda üzüntülüydük, sportif anlamda bu şekilde üzüntülüydük ama aynı zamanda gerçekten bir aile gibi olmuştuk, orada hep beraber daha uzun süre kalmayı da isterdik ki turnuva bittikten sonra da yaklaşık 10-11 oyuncu hep beraber yine aynı yere tatile gittik. Yani birbirimizden kopamadık." yanıtını verdi.Avusturya maçında son saniyedeki kurtarışın kendisi için unutulmaz olduğunun altını çizen Mert Günok, "Benim için bütün kariyerim boyunca yaptığım en önemli kurtarış. Belki de ilk defa bir kurtarıştan sonra çok büyük bir reaksiyon gösterdim bana göre. Kale arkasındaki tribünlere dönüp bir reaksiyon gösterdim ki normalde kurtarışlarımdan sonra böyle reaksiyonlar göstermem. Benim için de çok önemli bir andı. bir patlama anıydı kurtarış ve sonrasında yaşananlar için. Maçın da son saniyelerinde gelmesi, daha sonrasında maçın o şekilde bitmesi, galip gelmemiz. Biri sorduğunda anlatmaktan bıkmayacağım, benim için de her zaman çok özel bir anı kalacak bir kurtarış oldu. Galibiyeti sadece benim kurtarışıma indirgemek de doğru olmaz. Merih’in de golleri vardı. Bir takım oyunu oynadık. Herkes elinden gelenin en iyisini yaptı." şeklinde konuştu.

"GURUR VERİCİ BİR ANI OLARAK KALACAK"
Mert, Avusturya maçında yaptığı kurtarışın TV'deki anlatımının da çok konuşulduğunun hatırlatılması üzerine, "Evet, o turnuvadan sonra anlatım benimle özdeşleşti diyebilirim. Özellikle çocuklar ‘Ahtapot musun, örümcek misin?’ söylemini çok sevdi. Dışarıda bol bol karşılaştım. Bütün çocuklar bana ilk sordukları soru bu oluyordu. Böyle bir şeyle özdeşleşmek, böyle büyük bir turnuvadan sonra böyle bir anının belki de insanların hatıralarında çok daha fazla kalmasına yaraması benim için de mutluluk verici. Belki de bu söylem, yaptığım kurtarış birçok genç çocuğun kaleci olmasına vesile oldu. Çünkü çocuklar böyle şeylerden gerçekten etkilenebiliyorlar. Her zaman gurur verici bir anı olarak hatıramda kalacak." ifadelerini kullandı.

"O KONUŞMA ÇOK ETKİLEYİCİYDİ"
EURO 2024'te kaptan Hakan Çalhanoğlu'nun soyunma odasında yaptığı bir konuşmanın kendilerini etkilediğini belirten deneyimli kaleci, "Hakan'ın da bir konuşması vardı. Enes Ünal, Ozan Kabak, Çağlar turnuvaya gelemedi. Soyunma odasında kamp kadrosunda olup çıkmak zorunda kalan oyuncular için yaptığı bir konuşma vardı, o konuşma bence çok etkiliydi. Onların aramızda olmamasından dolayı çok üzülmüştük." dedi.

"HEPİMİZ İNANILMAZ DUYGULANMIŞTIK"
EURO 2024'teki maçlar öncesinde Türk taraftarların yaptığı yürüyüşlerin kendilerini çok motive ettiğinin altını çizen Mert Günok, şöyle konuştu: "Şehir değiştirdiğimizde, otellere gittiğimizde pencereden baktığımızda insanlar sabahtan akşama kadar bizi belki bir saniye görmek için bekliyordu. Bunlar herkesin yapabileceği şeyler değil. Bizim insanımız bu konuda çok farklı. Bize desteklerini özellikle Avrupa'da net bir şekilde gösteriyorlar. Sosyal medyada onların yaptığı yürüyüşleri ve tezahüratları, görmek bizi çok motive ediyordu. Ama benim en etkilendiğim an, otelin önünde saatlerce, sabahtan akşama kadar sadece bizi bir an görmek için bekleyen ama hem güvenlik hem de maça gitmemiz sebebiyle onlarla kucaklaşamadığımız anlar oldu. Buradan da onlardan özür diliyoruz ama işimiz gereği maça gitmemiz gerekiyordu. Özellikle Gürcistan ile oynadığımız ilk maçta Dortmund'da tribünlerin neredeyse yüzde 70-80’inin bizim insanımızla dolu olduğunu görmek bizi inanılmaz mutlu etti ve duygulandırdı. Daha sonrasında İstiklal Marşı okunmaya başlandığında neredeyse bütün stadın sanki Türkiye'de oynanıyor gibi İstiklal Marşı'mızı hep bir ağızdan okuması hepimizi inanılmaz duygulandırmıştı. Benim için de çok unutulmaz duygulu ve neredeyse motivasyonumun beş kat arttığı bir an olmuştu."

"GÜÇLÜ ÇIKACAĞIMIZI BİLİYORDUK"
Dünya Kupası elemelerinde İspanya karşısında farklı kaybedilen maça da değinen milli kaleci, "Açıkçası maçtan sonra tabii ki çok üzüldük ama İspanya için şu anda dünyanın en iyi milli takımı diyebiliriz. O maçın o kadar kötü geçeceğini belki kimse beklemiyordu, biz de beklemiyorduk. Ama futbol bu, şanssızlık da o gün üstümüzdeydi. Çok basit pozisyonlar verdik, basit goller yedik. Defans anlamında çok iyi duramadık ki ikinci maçta aslında neler yapabileceğimizi net şekilde gösterdik. Ama daha önce de böyle bir şey yaşadık, oradan da çok güçlü bir şekilde çıktığımız için buradan da güçlü çıkacağımızı biliyorduk. Nitekim de öyle oldu." değerlendirmesinde bulundu.

"YAZIK OLUR"
Mert Günok, "Bu jenerasyon Dünya Kupası'na katılamazsa yazık olur yorumları yapılıyor. Sen ne dersin?" sorusuna, "Yazık olur. Çünkü herkesin ortak beklentisi bu jenerasyonun Dünya Kupası'na katılması. Katılmamak için hiçbir sebebi yok, çok iyi bir jenerasyon, çok iyi genç ve tecrübeli oyuncular var. Herkes birbirini çok iyi bir şekilde harmanlıyor. Ümitliyim katılacağımızdan. Orada da başarılı olacağımızdan çok umutluyum." yanıtını verdi
Habere git: Sporx