Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in 22. hafta mücadelesinde Trabzonspor'u deplasmanda 3-2 mağlup etti. Domenico Tedesco'nun takımının gollerini Anderson Talisca, Kerem Aktürkoğlu ve Marco Asensio kaydetti. Trabzonspor'un Ernest Muçi ve Paul Onuachu ile bulduğu goller ise puan almaya yetmedi. Teknik Bakış'ta Bülent Bölükbaşı ve Mustafa Sarp, saha içine dair detaylara değindi.

'Oyun kağıtta değil sahada oynanıyor'
Bülent Bölükbaşı'nın maça dair yorumları şu şekilde: "Fenerbahçe 4-4-2 diamond olarak tabir ettiğimiz yapıyla başladı maça. Kerem ve Talisca önde. Asensio arkada. Mert ve Semedo'nun kanat bekler olarak konumlandığı bir anlayış. Aslında Oulai, Jabol ve Muçi merkezine karşı İsmail, Kante ve Guendouzi'li bu farklı fikir başlangıç planı açısından kağıt üzerinde kabul edilebilir. Ancak oyun kağıtta değil sahada oynanıyor ve alışkanlıklar, tekrarlar istiyor. Bir de bu oyunu tamamlayabilecek bir santrfor. Fenerbahçe bu eksikler ışığında kurguyu oturtana kadar Muçi'nin golü geldi. Ezberi bu denli oturmuş bir Trabzonspor karşısında farklılıklarla başlamak riskti. Golün ardından ise oyunu tarif etmekten çok duyguları anlatabiliriz. Çünkü Fenerbahçe golü yedi ve bir reaksiyon verdi. Devamında uzun sürmeden skoru eşitledi.
'Karakter koydular'
Ardından Trabzonspor bir reaksiyon verdi ve gol geldi. Bireysel kalitelerin reaksiyonuna dönüştü maç. Teknik adamlar tarafından bu tatmin eden bir durum değildi ama skor korumak isteyen oyunu vermek zorunda kaldı. Kerem'in artan formu ve Asensio'nun ligin üzerindeki performansı da devam edince Fenerbahçe şampiyonluk yolunda en kritik virajlardan birini dönmüş oldu.
Mustafa Sarp'ın maça dair yorumları ise şöyle: "Trabzonspor maça klasik 4-2-3-1 dizilimiyle başladı. Yerleşik savunma, merkezde çift pivot güvenliği ve topa sahip olarak ritim kontrolü hedeflendi. Fenerbahçe ise sezon içinde çok sık başvurmadığı 4-3-3 formatıyla sahadaydı. Bu tercih, oyunun karakterini daha ilk dakikada belirledi. Trabzonspor topu ayağında tutarak Fenerbahçe’yi koşturmak istedi. Fenerbahçe ise ön alan baskısıyla bu pas trafiğine izin vermemeyi planladı. Amaç; merkezi kapatıp oyunu kenara yönlendirmek, top kazanıldığında ise hızlı ve çok adamla hücum etmekti. Hücumda beklerin yüksek konumu ve merkez orta sahaların destek koşuları doğruydu. Üçüncü bölgede çoğalma sağlandı. Ancak futbol bazen planı değil, detayı cezalandırır. Oosterwolde’nin doğrudan oyuna cevap veremediği bir pozisyonda yapılan hata, Fenerbahçe’yi maça 1-0 geride başlattı. Bu tip maçlarda ilk gol yalnızca skor değil, psikolojik üstünlük üretir. Trabzonspor öz güven kazandı. Burada önemli olan Fenerbahçe’nin reaksiyon biçimiydi. Stratejisinden vazgeçmedi.

'Topa sahip olunca...'
Topa sahip olmaya, pas bağlantılarını kurmaya ve üçüncü bölgede üretmeye devam etti. Bu ısrar oyun üstünlüğünü beraberinde getirdi ve skor eşitlendi. Teknik açıdan bakıldığında bu bölüm planın sahaya doğru yansıdığı andı. Ancak geçiş savunması kırılma anıdır. Çıkışta kaptırılan bir top, yerleşim tamamlanmadan gelen kenar orta ve Onuachu’nun etkili kafa vuruşu… Oyun olarak geride olan Trabzonspor, skor olarak maça yeniden ortak oldu. Organizasyon değil, anı doğru oynamak belirleyici oldu. Devreye 2-2 ile gidilirken tablo netti: Fenerbahçe planlı ve üretken; Trabzonspor ise fırsatları maksimum verimle değerlendiren bir yapıdaydı. İkinci yarı hamlelere karşın maçın resmi değişmedi, farkı belirleyen ise Asensio kalitesiydi. Fenerbahçe kazandı."
Habere git: Fanatik