Arda Güler ve Real Madrid'de "Mobbing" İddiası: Ne Biliyoruz, Ne Bilmiyoruz?
FB Haber
Arda Güler İçin “Soyunma Odasında Mobbing” İddiası: Kaynak Ne Diyor, Sahada Ne Var?
Arda Güler’in Real Madrid’deki seyri, 2025/26 sezonunun başından bu yana zaten yoğun tartışmaların odağındaydı. Dakika dağılımı, pozisyon tercihleri, rotasyon kararları… Ancak 11–12 Şubat 2026 itibarıyla gündem çok daha hassas bir noktaya kaydı. Arda’nın geçmişte birlikte çalıştığı mentor ve scout Serhat Pekmezci, Sports Digitale’e verdiği röportajda Arda Güler’in Real Madrid’de “mobbing” — yani sistematik psikolojik baskı ve izolasyon — yaşadığını ileri sürdü. İddianın en dikkat çekici boyutu ise baskının teknik ekipten değil, doğrudan oyunculardan geldiğinin öne sürülmesi oldu.
Pekmezci’nin anlatısına göre soyunma odasında Arda’yı benimseyemeyen bir grup var ve bu grubun “ego” kaynaklı bir dinamik oluşturduğu aktarılıyor. Röportajın alıntıları İspanya spor medyasında hızla yayıldı. MARCA, 12 Şubat 2026 tarihli haberinde Pekmezci’nin iddiasını “baskı oyunculardan geliyor” başlığıyla manşete taşırken; Estadio Deportivo ve Sport da benzer alıntılarla tartışmayı geniş bir kitleye ulaştırdı.
Ancak burada durup kritik bir sınırın altını çizmek gerekiyor: Bu satırların yazıldığı saate kadar, iddiaya ilişkin Real Madrid kulübünden, Arda Güler’den ya da oyuncunun resmî temsilcilerinden yayımlanmış herhangi bir açıklama görünmüyor. Bu sessizlik, konunun haber değerini artırsa da iddianın teyit seviyesini ciddi biçimde sınırlıyor. Dolayısıyla burada “kesinleşmiş bir soyunma odası krizi” değil, “ciddi bir iddia ve henüz netleşmemiş bir tablo” ile karşı karşıyayız.
Sahadaki Gerçeklik: Arda Oyundan mı Düşüyor?
Mobbing iddiası duygusal ve hassas bir konu. Ancak tartışmanın sahadaki boyutunu da aynı çerçevede değerlendirmek, resmin tamamını görmek açısından zorunlu. Arda Güler gerçekten oyundan düşüyor mu, yoksa rolü yeniden mi tanımlanıyor? Bu sorunun yanıtı için en yakın referans noktası, 8 Şubat 2026’daki Valencia deplasmanı.
Real Madrid, LaLiga’nın 23. haftasında Mestalla’ya Arda Güler’i ilk 11’de sahaya sürerek çıktı. Kulübün resmî kadro duyurusunda Arda başlangıç kadrosunda yer aldı; maçın canlı anlatımları ve akışları ise Arda’nın ikinci yarıda yerini Franco Mastantuono’ya bıraktığını gösterdi. FotMob verilerine göre Arda bu maçta 82 dakika süre aldı. Real Madrid, Mestalla’dan 0-2’lik bir galibiyetle ayrıldı: İlk golü Álvaro Carreras’ın bireysel aksiyonu getirirken, ikinci golü uzatma dakikalarında Brahim’in asistinde Mbappé kaydetti.
Öne çıkan detay şu: El País’in maç değerlendirmesine göre Real Madrid’in ilk bölümde daha durağan ve yatay bir oyun sergilediği; ancak Arda’nın merkez koridora yaklaştığı anlarda takımın hücumunun belirgin biçimde amaç kazandığı ve Mbappé ile bağlantının daha tehlikeli hale geldiği vurgulanıyor. Mundo Deportivo da benzer bir okuma yaparak Arda’nın oyunu dikeyleştiren “son pas ve kalite” rolünü överken, topsuz oyunda zaman zaman kaybolduğunu ve savunma katkısının eleştirildiğini yazıyor.
Sahadaki rolüne dönelim: FotMob’un sezon özeti, Arda Güler’in 2025/26 LaLiga’da 3 gol, 7 asist ve toplamda 1.442 dakika ile 7.5 ortalama reytinge sahip olduğunu gösteriyor. DAZN’ın 8 Şubat 2026 güncellemesiyle derlediği kariyer toplamında ise Real Madrid formasıyla 96 maç, 15 gol ve 23 asist gibi bir tablo karşımıza çıkıyor. Bu rakamlar “tamamen dışlanmış bir oyuncu” profiliyle örtüşmüyor; ancak “rolünün netleşmediği, maç sonlarını düzenli tamamlayamayan bir oyuncu” okumasına da kapı aralıyor.
Fiziksel Kapasite Tartışması ve Pintus Testleri
Arda Güler’e yönelik İspanya medyasında tekrar eden bir klişe var: “Fiziksel olarak yeterli değil.” Bu argümanı tartışmaya açan önemli bir veri noktası ise 5 Şubat 2026 tarihli MARCA haberiyle geldi. Aktarılanlara göre Arda, Antonio Pintus’un metabolik maske testlerinde takımın en iyi derecesini elde etti. VAVEL ve Sports Illustrated’ın İspanyolca içerikleri de aynı testi Arda’nın fiziksel kapasitesine dair güçlü bir karşı argüman olarak konumlandırdı.
Bu testler tek başına mobbing iddiasını doğrulamaz ya da çürütmez. Ancak aynı hafta içinde Arda’nın hem fiziksel kapasite hem de oyun aklı başlıklarında yeniden yoğun biçimde konuşulması, gündemin büyümesine zemin hazırlayan unsurlardan biri. Bunun etkisi şurada görülüyor: Arda artık sadece “kaç dakika oynadı?” sorusuyla değil, “neden tam potansiyelini gösteremiyor?” sorusuyla da değerlendiriliyor.
Valencia Sonrası Çift Yönlü Yorumlar
Valencia galibiyetinin ardından Arda Güler hakkında gelen yorumlar iki ayrı hatta ilerledi. Övgü tarafında Mundo Deportivo’nun 1x1 değerlendirmesi Arda’ya “kalite” vurgusu yaparken, El País de Arda’nın merkeze yaklaşmasını takımın “ışığı” olarak okudu. Eleştiri tarafında ise Rafa Alkorta’nın Arda’nın topsuz oyunu ve savunma katkısı üzerinden yaptığı değerlendirmeler, Mundo Deportivo ve Fichajes.com gibi platformlarda geniş yer buldu. Bu hat, “Real Madrid’de orta saha sorumluluğu çok daha ağır” argümanına bağlanıyor.
Bu iki uç, Arda tartışmasının basit bir “iyi oynuyor/kötü oynuyor” ikilemine sığmadığını açıkça ortaya koyuyor. Mesele daha çok “nerede, hangi görevle, hangi dengeyle” sorusu etrafında şekilleniyor.
Kulüp İçi İklim: Yemek, Ceballos ve Carvajal Dosyası
Pekmezci’nin “oyunculardan gelen baskı” iddiasının bu denli yankı bulmasının bir nedeni de, aynı günlerde Real Madrid çevresinde biriken başka “iç iklim” haberleri. MARCA ve Mundo Deportivo’nun aktardığına göre Real Madrid oyuncuları 11 Şubat civarında bir restoranda takım yemeği düzenledi; teknik ekip bu yemeğe katılmadı ve bazı oyuncuların — Arda Güler dahil — erken ayrıldığı yazıldı. Bu tek başına bir kriz kanıtı değildir; ancak kamuoyunda “kulüp içinde çözülmesi gereken bir gerilim mi var?” sorusunu besliyor.
Aynı dönemde Dani Ceballos’un Valencia maçında dakika almamasının ardından Instagram’da “sadakat” vurgulu, “az arkadaş, pahalı sadakat” anlamına gelen bir mesaj paylaştığı Mundo Deportivo tarafından aktarıldı. Bu paylaşım, teknik ekibe veya kulüp içi ortama gönderme olarak yorumlandı. Öte yandan MARCA, Quique Sánchez Flores’in Carvajal meselesi üzerinden “diyalog yoksa çatışma doğar” uyarısını ve “oynatmayacaksanız kadroya almayın” gibi sert bir önerisini haberleştirdi. Sport da benzer hattı “radikal çözüm” ve “iletişim” ekseninde ele aldı.
Bu başlıkların hiçbiri Arda’ya yönelik mobbing iddiasını tek başına kanıtlamaz. Ancak hep birlikte değerlendirildiğinde, Real Madrid’de “rol, statü ve iletişim” türü tartışmaların aynı dönemde yoğunlaştığını gösteren bir tablo ortaya çıkıyor. Burada dikkatli olmak gerekiyor: Atmosfer okumaları ve sosyal medya parçalarından “kesin kriz” çıkarımı yapmak sağlıklı değil. Takım yemeğinden erken ayrılmak ya da bir oyuncunun Instagram paylaşımı, sistematik baskının kanıtı yerine geçemez.
Temkinli Bir Okuma: İddia Ciddi, Teyit Eksik
Bu noktada en doğru çerçeve şu: Pekmezci’nin iddiası ciddi ve haber değeri taşıyor. Soyunma odasında sistematik bir dışlama veya baskı varsa, Arda’nın Real Madrid’deki gelişim hikâyesi artık sadece pozisyon ve dakika meselesi olmaktan çıkar; psikolojik güvenlik, aidiyet ve genç bir oyuncunun risk alma cesareti gibi çok daha derin başlıklara dönüşür. Ancak şu an için iddiayı destekleyen bağımsız çoklu bir doğrulama ya da resmî bir açıklama bulunmuyor.
Öte yandan iddia abartılı ya da yanlışsa, Arda’nın her değişikliği, her maç içi rolü ya da her erken oyundan çıkışı “mobbing” filtresiyle okunmaya başlanabilir. Bu da hem Arda’nın hem kulübün gerçek futbol tartışmalarını gölgeleme riski taşıyor. Pekmezci’nin anlatısı içinde geçen nedensellik zincirleri — örneğin teknik direktör değişiminin soyunma odası dinamikleriyle ilişkilendirilmesi — mevcut verilerle doğrulanabilir bir neden-sonuç ilişkisi kurmaya yetmiyor.
Önümüzdeki Günlerde Ne İzlenmeli?
Bu hikâyenin bir sonraki aşamasını belirleyecek birkaç kritik işaret var. Birincisi ve en önemlisi: Real Madrid kulübü, Arda Güler ya da oyuncunun temsilcileri bu iddiaya resmî bir yanıt verecek mi? Şu ana kadarki sessizlik, hem spekülasyonu büyütüyor hem de teyit boşluğunu derinleştiriyor.
İkincisi, Arda’nın sahadaki rol sürekliliği. Merkez koridorda mı kullanılacak, yoksa yeniden kanat ya da izole bir role mi itilecek? Maçların ne kadarını tamamlayacak? FotMob verilerine göre Real Madrid’in bir sonraki LaLiga maçı 14 Şubat 2026’da Real Sociedad’a karşı oynanacak ve bu karşılaşma, Arda’nın rol tartışması açısından yeni bir stres testi olacak.
Üçüncüsü, takım içi iletişim başlıklarının seyri. Carvajal dosyası, Ceballos’un mesajları ve benzeri iç dinamik haberleri büyüyecek mi, yoksa kulüp tarafından kontrol altına mı alınacak?
Son olarak: Pekmezci’nin bahsettiği “oyuncu grubu” ifadesi somut olarak kimleri kapsıyor? Bu konuda bağımsız bir doğrulama çıkacak mı? Arda’nın kendisinin kamuya açık bir doğrulama ya da yalanlama yapıp yapmayacağı da merakla beklenen bir başlık.
Son Söz
Arda Güler, bu haftanın tartışmasız en çok konuşulan Türk lejyoneri. Ancak bu kez gündem sahada değil, soyunma odasında. Pekmezci’nin “mobbing” iddiası ağır bir suçlama ve temkinle ele alınması gereken bir başlık. Buna karşılık, resmî kadro ve maç verileri Arda’nın tamamen oyundan düşmediğini gösteriyor: Valencia’da ilk 11’de başladı, 82 dakika oynadı, sezon genelinde 3 gol ve 7 asistlik bir üretim çizgisi yakaladı. Ancak rolünün netleşmemesi ve özellikle maç sonlarını düzenli tamamlayamaması, tartışmanın sportif ayağını canlı tutuyor.
Önümüzdeki günlerde bu hikâyenin yönünü iki şey belirleyecek: Arda’nın sahada göstereceği süreklilik ve kulüp ile oyuncu tarafının iddiaya karşı alacağı resmî pozisyon. Real Sociedad maçı bu açıdan önemli bir kilometre taşı olacak. O zamana kadar, elimizdeki verilere sadık kalarak ve temkinli bir dille takip etmeye devam ediyoruz.
Uygulamada Aç: FB Haber
Habere git: FB Haber